20100123

-o kar senin bu kar benim.

saat ikide uyandım.babamın bilgisayarda "soliter" oynamasıyla.oyunu her defasında başarıyla bitirerek alkışın kopmasına neden oluyordu.alkışı rüyalarıma iliştirmiştim.birden uyanıkmış gibi kartları dağıtma sesiyle gözlerimi açtım.ablam bağırıyordu içerden "oha kara bakın!"diye.uyandım koştum perdeyi bir hışımla sıyırdım kar lapa lapa yağmaktaydı heryer bembeyazdı hemen aldım elime makineyi "şarj lütfen" diye uyarı gelince boş bir priz bulup taktım şarja.o sırada karnım guruldamaya başlamıştı mutfağa gittim ortalıkta sıcacık ekmek kokusu kol geziyordu.hemen çayı ısınmaya koyup çatıya bi koşu çıktım.küçük miyav sesleri duydum önce anlayamadım ama sonra kiremitlerin oralardan büyükçe bir miyav sesi gelince koşarak çuvalları kaldırdım kedileri görüp"olley kedilerim var artık"bakışı attığımı anlamış olan anneleri tısladı kocaman.geri çekildim ev soğuyor kapıyı örtesene diye azar yiyince çuvaldan iki patades alıp eve geçtim çay fokurduyordu demliğin sapı yine yanmıştı annem salı pazarına gidip bütün gün uygun sap arayacaktı onu aldıktan tekrar yakacaktım kimbilir.patadesleri soyarken yağ kızarmaya başladı attım yamuk yumuk kestiğim patadesleri bir yandanda kedileri düşündüm kedi lazım bu eve diyip küçük bir konuşma yaptım babama.hayır olmazı duyunca vazgeçmedim hehe diyip umursamazlığa vurdum takmıştım kafaya fenamı olur bu sogukta donuyor hayvanlar.lazım işte falan diyince annem gözlerini kocaman açıp eskisi gibi lafsız birşeyler anlatmaya çalıştı kafamı çevirip patadeslere ikinci çekmecedeki tuzu serptim çayın altını kapadım bardağa doldurdum.şekeri boca ettim içmeye başladım.tahin-pekmez ikilisinden yemem içim odadan bağırdı babam"az kilo al!öleceksin"dedi kırk6 kiloyum daha ne kadar alayım dedim güldüm.annem biraz sonra gelip ablanıda kaldır dedi aklım kedilerde ve kardaydı aman banane diyip uyandırmadım buzdolabını açtım bir koku yayılmıştı çemen kokusu gibi.dolaptaki üst rafı açarak bak pastırma kokuyor dedi ablam kalkmıştı kokuları alıp.patadesimin üstüne konacaktı çoktan çayını koymuştu bile.salona geçip perdeyi tamamen sıyırdıktan sonra tıpkı deniz manzarasına karşı yapılan kahvaltı gibi kara karşı yaptık kahvaltımızı öğlen oldu diye söylenip duran annemde katıldı babamda"balığı kızartmıyor musunuz?"dedi yine mi hamsi diyip yüzümü ekşittim annemde ozaman salata yersin sende diyip söylendi.patadesler yetmemişti çünkü.ozaman balığı yedikten sora kar oynamaya çıkalım dedim az bekleyin balığın kızarmasını diyip tvye odakladı bizi hadi sesini duyunca masaya oturup salatayı ekmekle birleştirip karnımı doyurdum babamın ricasıyla azda balıktan aldım.iyice karnımızı doyurduktan sonra ezberimdeki numarayı çeviripsaliya"hazırlanın kar oynuyacağız" dedim herşeyden ikişer tane giyerek attık kendimizi dışarı.sonra o kar senin bu kar benim...